psikoloji forumu; psikolojik bilgi, online psikolojik yardım Forum Ana Sayfa psikoloji forumu; psikolojik bilgi, online psikolojik yardım
Psikolojinin ilgi alanına giren herşey, Uzman Danışmanlık.
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

Saldırganlığın Nörobiyolojisi

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    psikoloji forumu; psikolojik bilgi, online psikolojik yardım Forum Ana Sayfa -> Saldırganlık
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Ads






Tarih: Pts Şub 19, 2018 9:18 pm    Mesaj konusu: Ads

Başa dön
admin
Site Admin


Kayıt: 15 May 2012
Mesajlar: 785

MesajTarih: Cum May 18, 2012 11:36 pm    Mesaj konusu: Saldırganlığın Nörobiyolojisi Alıntıyla Cevap Gönder

Saldırganlık genel olarak patolojik bir davranış olarak düşünülmektedir. Ancak burada tek başına bir davranışa bakarak patolojiye karar vermek uygun olmayabilir. Örneğin bir düşman tarafından gelen hayati bir tehlike durumunda, saldırganlık fizyolojik bir tavır olabilir. Yine uzun süreli açlık nedeniyle başka bir canlıya saldırma doğal bir davranış olarak görülebilir. Sonuç olarak esas bakılması gereken saldırganlığın hangi koşullarda, ne şekilde gerçekleştiği ve suç-ceza arasındaki orantının ne olduğudur.

Yetiştiği ailenin bakış açısı, dini ve ahlaki değerler, kültürel kodlar, sosyal öğrenme, zeka seviyesi saldırganlık davranışlarını etkiler. Alkol ve madde kullanımı da artırıcı veya azaltıcı şekilde etki gösterebilir.

DNA polimorfizmi saldırgan davranışlarla yakın ilişkilidir. En iyi bilinen DNA polimorfizmi triptofan hidroksilaz genindedir. Triptofan hidroksilaz serotonin üretiminde görevli olan enzimdir. Bu enzim yeterli çalışmadığında serotonin üretimi azalır. Bu genin farklı alellerine sahip kişilerde saldırganlık ve beyin omurilik sıvında serotonin metabolitlerinde azalma tesbit edilmiştir. Yani bu durum, genetik bir nedenden dolayı serotonini yetersiz üretiliyor ve saldırganlığa neden oluyor şeklinde yorumlanabilir.

Testesteron hormonunun da saldırganlığı arttırdığı tesbit edilmiştir. Erkeklerde testesteron miktarı kadınlara göre 20 kat fazladır. Salgılanan testesteronun aşırı artması sonucu cinsellik ve saldırganlık davranışları artmaktadır. Belki de bu yüzden saldırganlık suçları erkeklerde 5 kat ve cinsellik ile ilgili suçlar 10 kat daha fazla görülmektedir.

Evli erkeklerde eğer mutlu bir evliliği varsa testesteron düzeyi bekarlara göre daha düşük olduğu tesbit edilmiştir. Testesteronu düşük erkekler eşine daha sadık kalmaktadır. Yapılan araştırmalarda erkek eşinden ayrılmaya karar verdikten sonra, evlilik devam etse bile testesteron miktarı artmaya başlamaktadır. Bu dönemde kişi alternatif partnerlere yönelmeye başlayabilirler. Cezaevlerinde agresif mahkumlarda testesteron düzeyi daha yüksek bulunmuştur. Askerlerle yapılan bir araştırmada, küçükken öfke kontrolünün bozuk olduğu bireylerin testesteronları daha yüksek bulunmuştur.

Acaba burada yüksek testesteron sonucunda öfke mi ortaya çıkmaktadır, ya da tersine öfke artışı, testesteron sentezini mi artırmaktadır ? Testesteron üretimi böbrek üstü bezlerinden ve testislerden olmaktadır. Beyinde hipotalamus ve hipofizden salgılanan bazı hormonlar bu senteze sebep olur. Hipotalamusun çalışması ise özellikle limbik sistemle ilişkilidir. Burada sanki testesteron üretimi bir sonuç gibi görünmektedir. Özellikle nesne ilişkileri patolojik bireylerde tekrarlayan öfke atakları hipotalamus-hipofiz-surrenal hattını çalıştırarak testesteron salınımını artırır. Bunun sonucu saldırganlık ve cinsel davranışlarda artma gözlenir. Aslında burada esas tetiği çeken ilk nesne ilişkileridir. Olaylara farklı anlamlar yükleyen, öfke kontrolü bozulmuş anne veya babanın büyüttüğü çocuklar, modelleme yoluyla benzer saldırganlık davranışlarını ilerki hayatlarında taklit ederler. Buradaki modelleme ayna nöronlar isimli nöron grupları sayesinde olmaktadır. Ayna nöronlar beynin birçok bölgesinde olmakla beraber, konuşma bölgesi olan Broca alanında daha fazladır.

Testesteronun normal düzeylerinde seyretmesinin çok önemli yararları olduğu bulunmuştur. Beyinde özellikle frontal korteksin fonksiyonlarını artırmaktadır. Sosyal etkileşimler artar, iletişim yetenekleri düzelir, anlaşmazlıklar azalır. Sanki testesteronun azı karar çoğu zarar gibi bir görüntü vardır. Yaş ilerledikçe daha olgun, daha kabullenici, daha sakin olan erkeklerde saldırganlık davranışları azalmakta, testesteron düzeyleri de düşmektedir.

Gama amino bütirik asid (GABA) beyinde bulunan çok önemli bir nörotransmitterdir. GABA’nın beyindeki etkisi daha çok inhibisyondur. Ancak eksitasyon yapan sinapslarda da görev yapmaktadır. Benzodiazepinler ve alkol GABA üzerinden etkilidir. Belki de bu yüzden alkol veya diazepam türevi ilaçlar bazı kişilerde inhibisyon, bazı kişilerde eksitasyona neden olmaktadır.

Kan şekeri düşüklüğüne hipoglisemi adı verilir. Hipoglisemi sonucu beyin hücrelerinin beslenmesi bozulur. Bunun sonucu agresyon ihtimali artar. Reaktif hipoglisemisi bulunanlarda saldırganlık suçları artmıştır.

Prefrontal korteksin, öfke ve saldırganlık davranışlarının düzenlenmesinde önemli görevleri vardır. Amigdala davranışların duygu kısmıyla, hipokampus bilgi kısmıyla ilişkilidir. Her iki yapıda da, saldırganlığı olan kişilerde işlevsel bozukluklar vardır. Saldırgan davranışlarda amigdalada aşırı artmış aktivasyon görülmektedir. Buna karşılık frontal korteksin, orbitofrontal korteksde isimli bölümünde, aktivite azalması mevcuttur. Zaten amigdalada meydana gelen aşırı duygulanım, frontal korteksin muhakeme işlevini bozmaktadır. Belki de bu işlev bozukluğu, amigdaladaki aktivite artışının bir sonucudur. Amigdaladaki aktivite artışını ise muhtemelen ilk nesne ilişkileri belirlemektedir. Yani aslında tetiği çeken faktör ilk nesne ilişkileri gibi görünmektedir. Frontal korteksdeki aktivite azalması, zamanla bu bu bölgede atrofiye ve düşünce fakirliğine neden olabilmektedir.

Saldırganlıkta orbitofrontal korteksin iyi çalışmadığı birçok araştırmada gösterilmiştir. Travma veya ameliyatlar sonrası bu bölgede olan hasarlar sonucu, o kişilerde antisosyal davranışlar başlamıştır. Örneğin Phineas Gage isimli demiryolu işçisi aile ve sosyal ilişkileri konusunda sorun yaşamayan, sevilen bir kişi idi. Amirleri tarafından sevilen açıkgözlü, akıllı iş adamı olarak bahsedilen bir kişi idi. Bir patlama sonrası beynine bir demir çubuk girip çıkmış ve beyinde orbitofrontal korteks hasar görmüştü. Diğer beyin bölgelerinde bir hasar yoktu. Bu kişide daha sonra sonra davranış değişiklikleri olmuştur. Daha önce hiç yapmadığı halde sürekli küfür eden, çevresine kötü davranan birisi haline dönmüştür. Saldırganlık ve antisosyal davranışlar başlamış, alkol kullanmış, işini kaybetmiş ve ailesi tarafından terk edilmiştir. Bu olay 1845 yılında meydana gelmiş ve o dönemde beyindeki bölgelerin ayrı ayrı fonksiyonları olabileceği düşünülmeye başlanmış ve konu ile ilgili araştırmalar yapılmıştır. Özellikle son yıllarda SPECT ve fMRI görüntüleme yöntemleriyle birçok yeni araştırma yapılmaktadır.

Dr. Timur Harzadın
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    psikoloji forumu; psikolojik bilgi, online psikolojik yardım Forum Ana Sayfa -> Saldırganlık Tüm zamanlar GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

"

Psikoloji ARAMA MOTORU

Loading
Loading
" Review http://psikolojik.forumup.web.tr on alexa.com Sesliduyar toplist ForumMavi Uzman Tavsiye Portalı ALLAH YÜCEDİR kuran meali, türkçe kuran psikolojiktir gecer

:. PsikolojiMedya Sayfaya Giriş .:



Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu

Abuse - Report Abuse - TOS & Privacy.
Powered by forumup.web.tr forum gratis free, create open your free forum! Created by Hyarbor & Qooqoa - Auto ICRA

Page generation time: 0.117